Bütün evraklar
Giriş yap
Kayıt ol

          İSTANBUL 2. İCRA HUKUK MAHKEMESİ

SAYIN HAKİMLİĞİ’NE

Esas No : 2015/14221 E.

Davalı : 1-

Vekilleri :

Davacı :

Vekili :

Konu : Davalı vekili olarak, davaya ilişkin cevap dilekçemizin

sunumudur.

Açıklamalar :

I-Sayın Mahkemenizin yukarıda esas sayısı belirtilen dosyasında, davacı
vekili aracılığıyla; tarafımızdan başlatılan İstanbul 34. İcra
Müdürlüğünün 2014/14108 Esas numaralı ilamlı icra takibine dayanak
ilamın kesinleşmeden icra takibine konu edilemeyeceğinden bahisle ikame
ettiği dava, hukuka ve yasaya açıkça aykırıdır. Şöyle ki; Davacı dava
dilekçesinde takip konusu ilamın ceza davalarına ilişkin olduğunu,
ilamın henüz kesinleşmediğini ve temyiz aşamasında olduğunu beyan etmiş
ve bu sebeple kesinleşmeyen mahkeme kararına dayalı olarak başlatılan
icra takibinin usule ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiş, takibin
iptalini mahkemenizden talep etmiştir.

II-Davacı vekilinin, ceza davalarından kaynaklanan vekalet ücretinin
kesinleşmeden icraya konulamayacağı yönündeki talepleri hukuka ve
yasalara açıkça aykırıdır. Şöyle ki 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik
Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 4. Maddesi uyarınca ‘Mahkumiyet
hükümleri kesinleşmedikçe infaz olunamaz. Mahkumiyet kararının eklentisi
olarak hükmolunan tazminat, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin
de hüküm kesinleşmedikçe asla tabi olarak infazı istenemez’ denmiştir.

Öncelikle takip konusu ilam, İstanbul Anadolu 10. Asliye Ceza
Mahkemesinin 2009/1819 Esas 2013/381 Karar numaralı ilamı olup, bu ilam
sonucunda müvekkillerimiz beraat etmiştir. Eş söyleyişle takip konusu
ilam ceza mahkumiyeti içermeyen, beraat neticesi sebebiyle ve buna bağlı
olarak hükmedilen vekalet ücretine ilişkindir. Bu sebeple kesinleşmesine
gerek bulunmamaktadır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da bu husus
açıkça belirtilmiştir.(Ek 1- Yargıtay Kararları).

III-Davacı vekilinin dava dilekçesinde belirttiği davacnının şahsen
muhattap olmadığı, davaya katılan sıfatıyla katıldığı ancak Sima
Recidance Site Yönetimi’nin yöneticisi olarak katıldığı söylemi gerçek
dışıdır.

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/129 Esas 2013/381
Karar numaralı ilamından da açıkça anlaşılacağı üzere davacı davaya
“katılan” sıfatıyla katılmış olup, bu husus gerekçeli kararda da açıkça
belirtilmiştir.

IV-Yukarıda belirtilen sebeplerle, davacı/borçlu vekilinin icra
takibinin tedbiren durdurulmasına ilişkin talebi, takibi geciktirmek ve
alacaklı/davalı müvekkillerimizin alacağına kavuşmasını engelleme
amacını taşımaktadır. Bu sebeple davacının kötüniyetli takibin
durdurulması talebi reddedilmelidir.

Hukuki Nedenler : MK, BK, HUMK, TTK, İİK Ve İlgili Mevzuat.

Sonuç ve İstem : Açıklanan nedenlerle davacının hukuki ve kanuni
dayanaktan yoksun, kötüniyetli davasının reddine, yargılama giderleri
ile ücret-i vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini
bilvekale ve saygılarımla talep ederiz. 26.09.2014

Davalı Vekili

Av.

EK 1/a: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi

E.2011/19187

K.2011/26516

T.02.12.2011

1/b: Yargıtay 8.Hukuk Dairesi

E.2012/13098

K.2013/381

T.17.01.2013