Giriş yap
Kayıt ol

                ........................... AİLE MAHKEMESİ
SAYIN HAKİMLİĞİ'NE

 

 

 

DAVACI : ................ ..................
..... ................. .......... .............. .......

VEKİLİ : ................ ........................
.... .................. ... .........................

DAVALI : ..................... ...................
............... ............... ........................

DAVA KONUSU : Şiddetli geçimsizlik ve evlilik birliğinin temelinden
sarsılmış olması 
sebebiyle boşanma talebimizin sunulmasıdır.

 

AÇIKLAMALAR

1
Müvekkilem ............. ................, eşi .............
.............. ile yaklaşık yirmi dört yıl önce evlenmiştir. Bu
evlilikten şu an itibariyle reşit olan bir kız çocukları olmuştur.
Müvekkilem, son dört yıldır eşi ile fiilen ayrı yaşamaktadır. Artık
karı-koca hayatını ve evlilik birlikteliğini sürdürmelerinin imkanı ve
faydası kalmamıştır.

2
Müvekkilem ile eşi başlangıçta uyuşuyor gibi görünseler de aslında
dışarıya yansıtılmamaya çalışılan iç huzursuzluklar ve anlaşmazlıklar
daha evliliklerinin ilk günlerinde filizlenmeye başlamıştır. Evlilik
birlikteliğinin kendisine yüklediği görev ve gereklerine büyük bir
titizlikle uyan müvekkilem, büyük sabırlarla eşinin bir takım
davranışlarına katlanmış, kendisine düşen vazife ve beklentileri
eksiksiz yerine getirmiştir. Ancak birbirlerini kişisel olarak ve
karakter olarak iyice tanımadan evlenmelerinin ortaya çıkardığı
aykırılıklar, kültür ve karakter çatışmaları gittikçe büyümüştür.
Müvekkilem bundan yedi yıl önce bir boşanma davası açmayı düşünmüş ancak
araya giren aileler ve  eşinin ısrarları sonucu, evlilik birliğini devam
ettirmiştir. Ancak eşinin kusurundan kaynaklanan aile içi
huzursuzlukların sonucunda, bir boşanma davası açılması zaruri olmuştur.

3
Evlilik karşılıklı sevgi ve saygıya, anlayışa dayanır. Oysa ki
müvekkilemin evliliğinde bunlar kalmamıştır. Nitekim müvekkilimin açmayı
düşündüğü ve yukarıda sözü edilen boşanma davası yine ailelerin araya
girmesiyle açılamamış; müvekkilem, çocuğunu da düşünerek eşiyle yeniden
barışmıştır.

4
Müvekkilem ile eşinin bundan sonraki birlikteliği yaklaşık olarak üç yıl
devam etmiş; bundan sonra ise fiilen ayrı yaşamaya başlamışlardır.

5
Evlilik birliğinin vücut bulup, devamlı bir şekilde yaşayabilmesi için,
ilk koşul eşlerin bir arada bulunmalarıdır.Aile birliği demek müşterek
yaşama ve devamlı hayat ortaklığı demektir. Hatta bu, evliliğin kadın ve
kocaya yüklediği karşılıklı görevlerin en başında gelir. Ancak
müvekkilem daha evliliğin ilk günlerinden başlayan düşünce ve duygu
birliğinin olmaması, sevgi ve saygının ortadan kalkması üzerine kendine
ayrı bir ikametgah edinmek zorunda kalmıştır. Müvekkilim yedi yıl önce
açmayı düşündüğü boşanma davasından, akrabalarının da etkisiyle ve
çocuğunu düşünerek vazgeçmiştir. Müvekkilemin eşiyle olan uzun süreli
fiili ayrılığı devam etmektedir ve artık birbirleriyle görüşmemekte,
hatta telefonla dahi konuşmamaktadırlar.

6
Müvekkilem eşiyle barışmasından sonraki dört yıl boyunca kötü
muamelelere ve hakaretlere maruz kalmıştır. Bu husus tanıklarımızla da
sabittir ki, davalı şahıs müvekkilime karşı, müteaddit kereler
başkalarının önünde ağır hakaretler etmiş, müvekkilime karşı ‘aptal,
gerizekâlı' vb. ithamlarda bulunmuştur. Ayrıca müvekkilimi başkalarının
yanında küçük düşürmüş, küçümsemiş ve bazı çirkin sözlerle onu sayısız
kereler kırmıştır. Müvekkilim bu eşinin bu tutum ve davranışlarına yine
de üç yıl dayanabilmiş, sonrasında kendisine ayrı ikametgah edinmiştir.
Müvekkilime karşı davalı şahsın muhtelif yer ve zamanlardaki hakaret
niteliğindeki ithamları işbu evliliği onarılamaz biçimde
sarsmıştır. Özetle, tarafların artık müşterek evlilik hayatını idame
edemedikleri ve aralarında yalnızca soyut bir akit kalmış olduğu
aşikârdır. Bu evliliğin ne taraflar ne de toplum için yararlı bir durum
kalmamıştır. Bu evlilikten olan tek çocukları da artık reşittir ve kendi
hayatını idame ettirebilmektedir.

7
Sonuç olarak, davalı taraf, normal aile hayatına intibak edememiş,
karısını sürekli aşağılayarak ortak aile hayatını çekilmez duruma
getirmiş ve nihayetinde bir kadının evinden çıkarak kendi anne-babasının
yanına yerleşmesine sebep olmuştur. Böylesi bir evliliğin ilanihaye
devam etmesi beklenemez. Yaradılışı ve evvelce yaşadığı hayat itibariyle
müvekkilemin çevre ve şartlarına uyum sağlayamamış bir şahısla daha
fazla müşterek hayata zorlanamaması mantık gereğidir. Müvekkilemin
bundan sonraki hayatını hiç olmazsa huzurlu bir şekilde yaşayabilmesi
kendisinin en doğal hakkıdır. Yaşam ise acı, üzüntü değil; huzur ve
sevgi, saygı ve mutluluk ister. Evlilik birlikteliği de sevgi, saygı,
paylaşım demektir. Bunların olmadığı bir birliktelik, hukuken var olan
ancak fiilen çözülmüş birlikteliklerdir. Aykırı karakter ve kişilikteki
eşler için boşanma olağan ve olması gereken bir sonuçtur. Ayrıca
müvekkilem, davalı taraftan nafaka da talep etmemektedir.

 

HUKUKİ SEBEPLER : MK, HUMK, ve sair ilgili mevzuat.

DELİLLER : Nüfus kayıtları, tanıklar.

NETİCE ve TALEP : 
Yukarıda açıklanan hususlara ve davada sunulacak delillere istinaden;
1. Müvekkilim ile davalının şiddetli geçimsizlik
sebebiyle boşanmalarına,
2. Yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmiline

karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. …/…/…..

............. ...................
A v u k a t

EK
* Onaylı Vekâletname Örneği
** Aile Nüfus Kayıt Örneği

            
Avevrak.com © 2024, her hakkı saklıdır.
bilgi@avevrak.com
Tel.: 0507 115 57 78