Bütün evraklar
Giriş yap
Kayıt ol

            ADIYAMAN AİLE MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİ’NE

  Dosya No:2015/147 Es.

  ÖZÜ : Davalı tarafın vermiş olduğu 17.03.2015 tebliğ tarihli cevap
  dilekçesine cevaplarımızın arzıdır..

  AÇIKLAMALAR :

  1. Davalı tarafın yetkiye ilişkin yapmış olduğu itirazlar yerinde
  değildir. Şöyle ki;

  4721 sayılı TMK’nın 68. maddesinde ‘Boşanma ve ayrılık davalarında
  yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son
  defa 6 aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi’ olduğu
  açıklanmıştır. Kanunun açık ifadesinden de anlaşılacağı üzere boşanma
  davalarının kadının yerleşim yeri mahkemesinde ade açılması
  olanaklıdır. Davacı müvekkil, Malatya’da bulunan koca evini terk edip,
  o tarihten beri Adıyaman’da bulunan baba evinde oturmaktadır. Müvekkil
  davacı herhangi bir işte çalışmadığı, üzerine kayıtlı taşınmazının
  bulunmadığı için hayatın olağan akışına göre sığınabileceği ve
  yerleşebileceği tek yerin baba evi olduğu açıktır. Hal böyle olunca
  davacı müvekkil sürekli kalma saiki ile baba evine dönmüş ve hayatını
  burada devam ettirmiştir. Dolayısıyla davacı müvekkilin yerleşim yeri
  Adıyaman’dır. Ayrıca konu ile birebir ilgili 06.06.2007 tarihli,
  2007/2-331 Es. 2007/332 Kar. Sayılı Hukuk Genel Kurulu kararında da
  ‘davacı kadının koca evini terk edip.......................... davacı
  kadın baba evinin bulunduğu yer mahkemesinde boşanma davası açabilir.’
  denilerek, konuya açıklık getirmiştir. Yine Yargıtay 2. Hukuk
  Dairesinin, 30.10.2006 tarihli, 2006/15586 Es. 2006/14562 Kar. Sayılı
  ilamında da sözü geçen konu ile ilgili; ‘.......................Davacı
  kadın sürekli kalma niyeti ile Erzurum’a ‘ailesi yanına’ döndüğü ve
  kendi yerleşim yerinde boşanma davası açtığı gözetilmeden işin
  esasının incelenmesi gerekirken, yetkisizlik kararı verilmesi usul ve
  yasaya aykırıdır.’ denilmiştir. Yargıtay kararlarından da yola
  çıkılacak olursa davacı müvekkil koca evinden ayrılmış, hiç bir
  ekonomik güvencesi olmadığı için de baba evine sığınmıştır. Bu durum
  her türlü delille ispatlanabilir. Bu sebeple yeni yerleşim yeri,
  yerleşme ve bundan sonraki hayatını idame ettirme saiki ile geldiği
  baba evidir. Kanunun açık metnine dayanarak, davacı müvekkilin
  yerleşim yerinde dava açması yasaya uygundur. Bu sebeple yetkisizlik
  itirazını kabul etmiyoruz.

  2. Davalı eş, vermiş olduğu cevap dilekçesinde; müvekkil eşe herhangi
  kötü bir davranışta bulunmadığını ileri sürmüş olsa da, müvekkil eşe
  sürekli hakaret etmekte, aşağılayıcı, onur kırıcı sözler söylemekte ve
  şiddet uygulamaktadır. Davalı eş, evini ve çocuğunu ihmal etmektedir.
  Eşinin maddi ve manevi hiçbir ihtiyacını karşılamamakta, adeta insan
  olduğunu unutturacak şekilde kötü muamele etmektedir. Eşine iyi bir
  koca olmadığı gibi çocuğuna da iyi bir baba değildir. Ayrıca davalı
  eş, müvekkil eşi sürekli tehdit etmektedir. Eşlerin birlikte ikamet
  ettikleri ev dağ başında bir yerdedir. Bu sebeple davacı müvekkilin
  can güvenliği yoktur.

  Davalı eş, şu anda baba evinde bulunan müvekkil eşi arayıp telefonda
  hakaret etmekte, tehditler savurmaktadır. Duruma davacı eşin anne,
  baba ve kardeşi de şahittir. Halihazırda can güvenliği bulunmayan
  davacı eş durumla alakalı Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette
  bulunmuştur. Bu durum tutanaklarla mevcuttur.

  3. Davacı müvekkil ve davalı eşin ortak bir çocuğu bulunmaktadır. 4
  yaşında olan bu çocuk hala anne sevgisi ve şefkatine muhtaçtır. Bu
  sebeple velayetinin anneye verilmesini talep ediyoruz. Kaldı ki;
  davalı eş, normal şartlarda dahi çocuğu ile ilgilenmeyip, tüm bakımını
  anneye bırakmıştır. Zaten 7 yaşından küçük olan çocuğun anne sevgisi,
  şefkati ve bakımından mahrum bırakılmaması ve bu sebeple velayetinin
  annede olması gerekmektedir. Bu durum Yargıtay içtihatları ile
  sabitlenmiştir.

  4. Davacı eş, herhangi bir yerde çalışmamakta ve üzerine kayıtlı
  herhangi bir malvarlığı bulunmamaktadır. Bu sebeple boşanmadan dolayı
  yoksulluğa düşecektir. Boşanmada kusurlu, davalı eşin bu sebeple dava
  dilekçesinde de talep edildiği gibi davacı müvekkile aylık nafaka
  ödemesini talep ediyoruz. Ayrıca 18 yaşını doldurmamış olan, ortak
  çocuğun da ihtiyaçlarını karşılamalıdır. Boşanma öncesinde anne
  yanında bulunan çocuğa 200 TL, müvekkil davacı eşe 300 TL olmak üzere
  toplam 500 TL tedbir nafakasına hükmedilmesini, kararın
  kesinleşmesinden sonra da tedbir nafakası yerini, davacı eş için
  yoksulluk, ortak çocuk için iştirak nafakasına bırakmasını saygıyla
  talep ediyoruz.

  NETİCE VE TALEP : Yukarıda arz ve izah ettiğimiz nedenlerle; haklı
  davamızın kabulünü, davacı eş ve ortak çocuk lehine şimdilik tedbir
  nafakasına hükmedilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz.