Bütün evraklar
Giriş yap
Kayıt ol

          İSTANBUL ANADOLU 4. İCRA HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİ’NE

DOSYA NO :

BEYANDA BULUNAN

DAVACI :

VEKILI :

DAVALI :

VEKILI :

KONU : Bilirkişi raporu hakkındaki beyanlarımızdır.

AÇIKLAMALAR

1. Mahkemenizce davacının takip dayanağı bono nedeniyle davalıya borcu
olup olmadığının tespit edilmesi amacıyla alınan bilirkişi raporunda, “
davacı tarafından muhtelif zamanlarda banka havalesi yoluyla toplam
9.350,00 TL ödeme yapıldığını, ödeme dekontları üzerinde takip konusu
senet ile ilgili olup olmadıklarının belirtilmediğini, davacının
davalıya 31.01.2011 tarihli ve protestoya uğramış 31.000,00 TL meblağlı
başka bir senedi vermiş olduğunu, ödemelerin hangi senede ilişkin olduğu
husularında hukuksal değerlendirmenin mahkeme tarafından yapılması
gerektiğini belirtilmiş, her iki durum için değerlendirmede bulunmuş;
bunlara göre, müvekkil tarafından yapılan ödemelerin takip konusu senede
ilişkin olduğunun kabulü halinde, asıl alacağın takipten önce ödenmesi
nedeniyle dava konusu takibin konusuz kalacağını tespit etmiştir.
Bilirkişi raporu değerlendirmelerine karşı itiraz ve beyanlarımız
aşağıdaki gibidir.

2. Bilirkişi raporunda mahkemenin takdirine bırakılan dava ve takip
konusu senedin müvekkil tarafından ödendiği dava dosyasına sunulan
belgelerde ispatlanmıştır. Dosyaya sunulan beyanlarda belirttiğimiz
üzere davacı tarafından takip konusu senedin toplam 9.350,00 TL olarak
icra takibinden önce ödemesi yapılmış olup, bu hususlar dosyaya
sunduğumuz, davalının Turkısh Bank Moda Şubesi’nde bulunan hesabına
yapılan ödemelerle ilgili banka dekontlarında sabittir. Banka dekontları
hiçbir açıklama içermese dahi mevcut bir borcun ödendiğine ilişkin
karine teşkil etmektedir.

Dekont tarihlerinde de görüleceği üzere, banka hesabına yapılan ödemeler
senedin tanzim ve vade tarihinden sonra gerçekleşmiştir. Bu nedenle,
hayatın olağan akışına göre banka aracılığıyla yapılan ödemelerin takip
konusu senede ilişkin olduğu açıktır.

3. Banka dekontlarıyla yapılan ödemeler takip konusu 31.01.2011 tanzim
tarihli

8.700,00 TL bedelli senede ilişkin olarak yapılmıştır. Davalı ise banka
ödemelerinin 31.01.2011 tarihli 31.000,00 TL meblağlı senede ilişkin
olduğunu iddia etmiştir. Söz konusu senedin borçları müvekkil tarafından
ödenmiş ve senet aslı müvekkile iade edilmiştir.

Ancak bilirkişi raporunda, senedin ödenmesi nedeniyle senet aslının
davacıya teslim edilmiş olması hususu değerlendirilmemiştir. Bononun
borçlusunun elinde olması bono bedelinin ödendiğine karine teşkil
etmekte olup, karinenin aksini iddia eden davalının bu iddiasını,
huzurda görülen davada, yazılı belgelerle ispatlamış olması
gerekmektedir

4. Bununla birlikte, dekontlarda başka bir açıklama olmadan havale
yapıldığına ve ödemelerin tarihi itibariyle takip konusu senedi
karşıladığına göre; davalı tarafından borcun başka bir senet için banka
hesabına yatırıldığı iddiasında da ispat külfeti davacıda olmaktadır.
Ancak davacı bankaya yapılan ödemelerinin davalının iddialarını
ispatlayacak şekilde diğer borç senedine ilişkin olarak yapıldığına dair
belge sunamamış, davalı dosya kapsamındaki delillerle iddiasını
ispatlayamamıştır.

Bilirkişi raporunda ise, davalının iddialarının yazılı belgelerle
ispatlanamadığı ve sözlü beyanlarda kaldığı hususu değerlendirilmemiş,
müvekkil tarafından yapılan ödemelerin takip konusu senet hakkında
olduğu açıkça belirtilmemiştir. Ayrıca yapılan ödemelerin miktar
itibariyle 31.000,00 TL senedi karşılayamacağı açık olup bu konuda
raporda göz ardı edilmiştir.

Bilirkişi raporunda eklenen Yargıtay HGK 2002/19-75 E., 2002 /307 K. ve
14.07.2002 tarihli kararında, davalının iddialarına ve ispat hususuna
ilişkin olarak, “HMK’nın 290.maddesinde ilgili yerleşik yargısal ve
bilimsel görüşlere göre, senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı def’i
olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak
hususların ancak senetle kanıtlanabileceğinde ve kanıtlama yükümlüğünün
davalıda bulunduğunda duraksama olmadığına göre…. usul ve yasaya aykırı”
olduğu kararı eklenmiştir.

5. Yukarıda yapılan açıklamalara göre, müvekkil tarafından davalının
hesabına yapılan ödemeler sonucunda takip konusu senede ilişkin borç
ödenmiş olup, davalı yan tarafından ödemelerin başka senede ilişkin
olduğu konusu ispatlanamamıştır. Ödemelerin takip konusu senede ilişkin
olduğu iddiası çelişkiye yer verilmeyecek şekilde ispatlanmış olmasına
ragmen, raporda, bu hususun takdirinin mahkemece yapılacağı belirtilerek
her iki durum için değerlendirme yapılmıştır. Buna göre bilirkişi
tarafından borcun varlığının kabul edilerek yapılan asıl alacak ve faiz
hesaplamalarını kabul etmiyor ve hükme esas alınmamasını talep ediyoruz.

SONUÇ VE TALEP : Açıklanan nedenlerle, bilirkişi raporu VIII kısmı a
bendinde yer alan değerlendirmelerin kabul edilmesini; dosyaya sunulan
banka dekontu ödemeleri gereğince, takip konusu bonunun icra takibi
öncesinde itfa edilmesi nedeniyle takibin iptaline karar verilmesini;
icra takibi alacaklısının borcun ödenediğini bilmesine ragmen takip
yapması ve kötü niyetli olması nedeniyle %20 oranında icra inkar
tazminatına hükmedilmesini ve bilirkişi tarafından hesaplanan borç ve
faizlerinin esas borcun ödenmiş olması nedeniyle hükme esas alınmamasını
arz ve talep ederim.