Bütün evraklar
Giriş yap
Kayıt ol

          SİNCAN TÜKETİCİ MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE

			Dosya No: 

DAVALI		: 

VEKİLİ		: 

				-Adres Antettedir.-

DAVACI		:

			  

			  

KONU		: Davaya cevaplarımızın sunulmasından ibarettir.

	

Usul ve Yasaya aykırı davanın reddi gerekmektedir. Şöyle ki;

	 	

 	Davacı müvekkil Banka aleyhine açmış olduğu dava ile kullanmış
olduğu konut kredisi nedeniyle kendisinden alınan “dosya masrafı
ile müvekkil banka şubesinden kendi isteği doğrultusunda talep
etmiş olduğu refinansman işlemi sonucu alınan toplam 1.650,00TL
komisyonun iadesini talep etmiştir.  

Ancak borçludan her ne kadar kullanmış olduğu 55.000,00 TL
tutarındaki konut kredisi nedeniyle 28.06.2010 tarihinde dosya masrafı
için 1.250,00 TL kesinti yapılmış ise de 29.06.2010 TARİHİNDE BU
TUTAR DAVACI TARAFA İADE EDİLMİŞTİR. Yani söz konusu kredi
nedeniyle borçludan herhangi bir dosya masrafı kesintisi
yapılmamıştır. Sırf bu sebepten davanın reddi gerekmektedir.(Ek.1:
Müşteri Hareket Listesi)

Dava dilekçesinde talep edilen 1.250,00 TL'nin hangi kalemden
alındığı belirtilmemiş ve sadece dosya masrafı olarak
alındığını beyan etmiştir. Bu hususta da herhangi bir belgeye de
yer verilmemiştir. HMK'nın 318. ve 319. maddesi gereğince davacı
bütün delillerini dava dilekçesinde mahkemeye sunmakla yükümlü
olup, dava açıldıktan sonra iddiasını genişletmesi ve
değiştirmesi mümkün değildir. Bu hususta muvafakatimiz
olmadığını açıkça bildiririz.

 		Bu ödemelerin alınmasının hukuki ve kanuni gerekçelerini ayrıca
belirtmek gerekirse;

 	01.11.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık
Kanunu’nun “Faiz oranları ile diğer menfaatler” başlıklı 144.
maddesinde “  Bakanlar Kurulu, bankaların ödünç para verme
işlemleri ve mevduat kabulünde uygulanacak azamî faiz oranlarını,
katılma hesaplarında kâr ve zarara katılma oranlarını, özel cari
hesaplar dâhil bu maddede belirtilen işlemlerde sağlanacak diğer
menfaatlerin nitelikleri ile azamî miktar ya da oranlarını tespit
etmeye, bunları kısmen veya tamamen serbest bırakmaya yetkilidir.
Bakanlar Kurulu, bu yetkilerini Merkez Bankasına devredebilir.” 
şeklindeki düzenlemesiyle; Bankaların ödünç para verme işlemleri
ve mevduat kabulünde uygulayacakları azami faiz oranları ile
sağlayacakları diğer menfaatlerin nitelikleri ile azami miktar ya da
oranlarını tespit etmeye, bunları kısmen veya tamamen serbest
bırakmaya Bakanlar Kurulu yetkili kılınmış, Bakanlar Kurulunun ise
bu yetkisini Merkez Bankasına devredebileceği ifade edilmiştir. 

Bakanlar Kurulu bu yetkisini 2006/11188 sayılı Mevduat ve Kredi Faiz
Oranları ve Katılma Hesapları Kar ve Zarara Katılma Oranları ile
Özel Cari Hesaplar Dahil Bu İşlemlerde Sağlanacak Diğer Menfaatler
Hakkında Kararı ile T.C. Merkez Bankasına devretmiştir. Kararın 4/2
inci maddesinde aynen; “Bankaların kredi işlemlerinde
sağlayacakları faiz dışındaki diğer menfaatlerin ve tahsil
olunacak masrafların nitelikleri ile azami miktar ya da oranları ve
bunların kısmen veya tamamen serbest bırakılması Türkiye
Cumhuriyet Merkez Bankasınca yayımlanacak tebliğlerle düzenlenir.”
denilmektedir. T.C. Merkez Bankası Bakanlar Kurulu kararından
aldığı bu yetkisini kullanarak, faiz dışı menfaatlerin ve tahsil
olunacak masrafların bankalar tarafından serbestçe belirleneceğini
Mevduat Ve Kredi Faiz Oranları, Katılma Hesapları, Kar ve Zarara
Katılma Oranları İle Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak
Diğer Menfaatler Hakkında 2006/1 sayılı Tebliğ ile düzenlemiştir.

DAVACININ DOSYA  MASRAFI BEDELİ İADESİ TALEBİNE YÖNELİK
CEVAPLARIMIZ :

 	

 	Müvekkil bankanın Tüketici Kredi Sözleşmesinin 3. Maddesinde ve
Sözleşme Öncesi Bilgi Formunun III. Nolu maddesinde dosya masrafı
alınacağına dair maddelere yer vermesinin sebebi, Türk Ticaret
Kanunu’nun Ücret isteme Hakkı başlıklı 22. Maddesidir. Kanun
metninde aynen “Tacir olan veya olmayan bir kimseye, ticari
işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip
bir ücret isteyebilir. Bundan başka, verdiği avanslar veya yaptığı
masraflar için ödeme tarihinden itibaren faize de hak kazanır.”
denilmiştir. Müvekkil bankanın tacir olduğu da açıkça bilindiği
üzere yapmış olduğu işten verdiği hizmetten dolayı bu masrafları
istemeye hakkı olduğu kanunda da açıkça belirtilmiştir. Bu konunun
yasalarla müvekkil bankaya tanınmış bir hak olduğu ise su
götürmez bir gerçektir. Bu iddiamız ise Yargıtay içtihadıyla da
sabittir. (Yargıtay 11. HD. 1982/508 E. 1982 848 K “… Bir tacir
sıfatına haiz bankanın, ticari işletmesiyle ilgili bir iş
gördüğüne göre, TTK’nin 22. Maddesi hükmü hizmet gördüğü
kimseden münasip bir ücret isteyebilir…”)

	Konut Finansmanı Kuruluşlarınca Verilecek Sözleşme Öncesi Bilgi
Formu Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelikte yıllık maliyet oranı,
“ konut finansmanı kuruluşu ve tüketici tarafından kabul edilmiş
olan faiz, ücret, masraf ve kamusal yükümlülükler dahil tüm
taahhütlerin bu günkü değerlerinin yıllık olarak toplamına eşit
olan oranı  ifade eder.” şeklinde tanımlanmak suretiyle masraf
tahsil edilebileceği açık olarak belirtilmiştir.  

  Gerek sözleşme öncesi bilgi formunda (Ek-2) ve tüketici kredisi
sözleşmesinde (Ek- 3) gerekse tüketici kredisi sözleşmesinin
ayrılmaz bir parçası olan geri ödeme planında (Ek – 4)  dosya
masrafı alınacağı tutar belirtilmek suretiyle açık olarak ifade
edilmiştir.  

Her şeyden önce şikâyet ödeme planlarının önceden hazırlanması
ve dolayısı ile içeriğinde yer alacak işlem masrafının standart
olması gibi bir durum hayatın olağan akışına da uygun değildir.
Zira her bir müşterinin kullandığı kredi miktarı, türü, vadesi
farklıdır. Sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olan ödeme planı
her bir kredi için ayrı ayrı düzenlenmekte ve kullanılan kredi
türü, miktarı, vadesi ve teminat durumuna göre de alınan işlem
masrafı değişmektedir ve bu şekilde hazırlanmış ödeme planı da
davacı tarafından imzalanmıştır.

 	

Nitekim ekte sunulu Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun  2003/11-17 E. –
2003/169 K. S. Ve 19.03.2003 tarihli kararı ile “ …her ne kadar
taraflar arasındaki kredi sözleşmesinde, söz konusu yasa hükmünde
sayılan yönlere ilişkin bölümler boş bırakılmış ise de
içeriği yukarıda açıklanan Geri Ödeme Planı hukuken sözleşmenin
eki niteliğinde olduğundan ve yasaca aranıp, sözleşme metninde boş
bırakılan hususlara bu belgede yer verildiğinden, Yerel Mahkeme
Kararındaki gerekçenin tersine, taraflar arsındaki kredi
sözleşmenin, 4077 sayılı Yasanın 10.ncu maddesinde açıklanan ve
tüketici kredisi sözleşmelerinde bulunması gerekli tüm yasal
unsurları taşıdığının kabulü gerektiği……” içtihat
edilmiştir. (Ek.5: Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun  2003/11-17 E. –
2003/169 K. S. Ve 19.03.2003 tarihli ilamı)

hå

hå

␃愃̤摧ԤË



¶

Â

Þ

ò

ö

 

&

*

d

h

j

¨

¼

Ò

â

Q

Q

̤̀␷㠀$⑈愀̤摧扛S

 aykırı olacak ölçüde olması gerektiği ve özellikle “
sözleşme serbestisi “ ilkesine dayanılarak davanın reddine karar
verilmiştir. (Ek.6: Ankara 7. Tüketici Mahkemesinin, Yargıtay 13.
Hukuk Dairesi’nin 2007/207-4585 K. Sayılı kararıyla onanan,
2005/311 E.- 2006/931 K. Sayılı kararı)

	Müvekkil Bankanın ürün yelpazesinde hiçbir masrafın
alınmadığı masrafsız mortgage, sabit faizli ve değişken fazli
mortgage, indirimli mortgage gibi değişik ürünler bulunmaktadır.
Müvekkil Banka davacıya kredi kullandırımı aşamasında konut
finansmanı ile ilgili tüm ürünleri hakkında bilgilendirme
yapmıştır. Davacı bu bilgilendirmeden sonra hiçbir masraf
alınmayan ancak faiz oranı yüksek olan kredi yerine faiz oranı
düşük olan ancak dosya masrafı alınan ürünü tercih etmiştir.
Davacının hem faiz oranı düşük olan ancak masraf alınan ürünü
seçip ardından da masrafların iadesi için dava açması Medeni
Kanunun 3. Maddesi anlamında iyi niyet ile bağdaşmamaktadır.  

	Davacıdan alınan dosya masrafı yukarıda da belirttiğimiz üzere
yasalarla müvekkil bankaya tanınmış bir hak olup, aksi bir yasa
olmaksızın bu hakkın kullanılması engellenemez. Bu husus Tüketici
Kanunun Tüketici kredilerine ilişkin 10. Maddesinde Bankanın, kredi
dolayısıyla müşterisinden masraf da tahsil edilebileceğini yalnız
bu masraf meblağına, Tüketiciye verilecek ödeme planında yer
verilmesi gerektiği düzenlenmiştir.

 	5582 sayılı Konut Finansmanı kapsamında kullanılacak kredilerde
yasal mevzuat gereği davacıya Konut Finansmanı Sözleşme öncesi
bilgi formu) verilmiş, davacı taraf bu bilgi formunu incelemiş ve
10.06.2010 tarihinde imzalamıştır. Sözleşme öncesi bilgi formunu
inceledikten sonra davacı 28.06.2010 tarihinde Tüketici Kredi
Sözleşmesini imzalamıştır. Buda gösteriyor ki dosya masrafı
sadece ödeme planında değil artı olarak hem Tüketici Kredi
Sözleşmesinde belirtilmiş hem de Sözleşme Öncesi Bilgi Formunda
belirtilmiştir. Davacı tarafın Konut Kredisinden kaynaklı olarak
alınan dosya masrafından haberdar olmaması mümkün değildir.
Ayrıca davacı tarafın kredi kullanırken dosya masrafını kabul edip
ödemesi daha sonra müvekkil bankadan bu parayı talep etmesi Türk
Medeni Kanunun 2. Maddesinde belirtilen DÜRÜSTLÜK İLKESİNE ve
HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA AYKIRIDIR.

DAVACININ FAİZ İNDİRİM KOMİSYON BEDELİ İADESİ TALEBİNE
YÖNELİK CEVAPLARIMIZ :

 	Davacı, kullanmış olduğu 55.000,00TL’lik konut kredisi için
müvekkil bankaya başvurarak halk arasında kredi yapılandırması
olarak bilinen refinansman talebinde bulunmuştur. Fakat müvekkil banka
hiçbir mecburiyeti olmamasına rağmen sadece müşterisinin menfaatini
düşünerek faiz indirimine gitmiştir. Müvekkil banka bu anlaşma ile
olası bir kardan vazgeçmiş bunun karşılığında davacı taraftan
sadece refinansman ücreti almıştır. Refinansman düzenlemesinde faiz
oranı indirilmiş ve müvekkil bankanın bu düzenlemeden zararı
olmuştur. Müvekkil banka faiz alacağından vazgeçtikten sonra
vermiş olduğu hizmetten dolayı 400,00 TL refinansman ücreti
almıştır. Başka bir bakış açısıyla bakarsak davacının bu
düzenlemeden binlerce lira karı olmasına rağmen elde ettiği karı
göz ardı ederek bu karın sağlanması için alınan 400,00 TL masraf
için dava açmıştır.

	DAVACI TARAFIN YAPILAN BU REFİNANSMANSONUCUNDA binlerce lira KARI
OLMASINA karşın müvekkil bankanın davacıdan aldığı toplamda
400,00 TL refinansman komisyonunun iadesini talep etmesi hayatın
olağan akışına aykırı bir davranıştır

 	Davacının müvekkil bankaya karşı bu davranışı hem iyi niyet
kurallarına hem de hukukun temel ilkelerinden olan dürüstlük
ilkesine aykırı bir davranıştır. Bu yönde Yargıtay 13. Hukuk
Dairesi, Yatağan Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/40 E. Ve 2010/371 K.
Sayılı kararını onayarak iddiamızda haklı olduğumuz
göstermiştir.(Ek- 8) Söz konusu kararda, “…davacının davalı
bankadan daha önce almış olduğu tüketici kredisinin faiz
oranlarındaki değişim nedeniyle yeniden yapılandırıldığı, iş
bu yeniden yapılandırmada davacıdan yeni sözleşme hükümleri
gereği masraf alındığı, nitekim tüketicinin bizzat kendisinin
davalı bankaya masraf adı altında ödemede bulunduğu, tüketicinin
sözlü olarak kendisinden masraf alınmayacağının bildirildiğine
dair iddiasını ispat edemediği gibi aksine kredi sözleşmesi
hükümlerinin bulunduğu anlaşıldığından..” gerekçesi
belirtilmiş ve Yargıtay incelemesinde karar onanmıştır.

	Ayrıca davacı tarafın yapılandırma talebi bir nevi erken ödeme
durumudur. Davacı Kredi ödemelerinde aylık taksit miktarını
yükselterek vadesi gelmemiş taksitleri de ödemek için müvekkil
bankaya başvurmuştur. Davacının bu talebi erken ödeme müessesine
dahil olduğu kabul edilmelidir. Böyle bir durumda 4077 Sayılı
TKHK’nun 10/B maddesinde hem erken ödeme durumunun hangi şartlarda
gerçekleşmiş olacağı belirtilmiş hem de erken ödeme durumunun
ortaya çıktığı durumda bankaların hangi haklara sahip olduğuna
açıkça yer verilmiştir. Buna göre “ Faiz oranının sabit olarak
sözleşmede belirlenmesi halinde, sözleşmede yer verilmek suretiyle
bir ya da birden fazla ödemenin vadesinden önce yapılması durumunda
konut finansmanı kuruluşu tarafından tüketiciden erken ödeme
ücreti talep edilebilir. Erken ödeme ücreti gerekli faiz indirimi
yapılarak hesaplanan ve tüketici tarafından konut finansmanı
kuruluşuna erken ödenen tutarın yüzde ikisini geçemez.”
denilmiştir. Yani sonuç olarak erken ödeme şartlarının oluşması
için kredi borcunun tamamen ödenmesi şart olmadığı gibi, faiz
indirimi yapılmasından sonra % 2’den fazla olmamak şartıyla
ücrette alınabilir anlamındadır.

Özetle davacının kötü niyetli, hakkaniyete ve dürüstlük ilkesine
aykırı davasının reddine karar verilmesi gerekmektedir.

HUKUKİ DELİLLER	            : Bilirkişi			

				  Ek-1: Müşteri Hareketleri Listesi Ve Banka Dekontu

				  Ek-2:	 Sabit Faizli Konut Finansmanı Sözleşme Öncesi Bilgi				
 Formu

		  Ek-3: Tüketici Kredisi Sözleşmesi

                                         	  Ek-4: Ödeme Planı 

  Ek.5:Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2003/11-17 E.-

            2003/169 K. S. Ve 19.03.2003 tarihli ilamı

				  Ek-6:Yargıtay 13 Hukuk Dairesinin 2007/207 E. Ve

 					2007/4585 K. sayılı ilamı ile onanan Ankara 7. Tüketici

           Mahkemesinin 2005/311 E. ve 2006/931 K. sayılı ilamı

   Ek-7:Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, Yatağan Asliye Hukuk

            Mahkemesinin 2010/40 E. Ve 2010/371 K. Sayılı kararı

HUKUKİ SEBEPLER                  : TTK. Madde 22, TKHK Madde 10 ve
Yargıtay İçtihatları

SONUÇ			 :İzah edilen ve re ’sen takdir edilecek nedenlerle; DAVANIN
REDDİNE, Yargılama gideri ve ücreti vekâletin karşı tarafa
yükletilmesine karar verilmesini saygılarımla vekâleten talep
ederiz.						    

                                    

                         Davalı. Vekili

			                                                                    

________________________________________________________________________