Bütün evraklar
Giriş yap
Kayıt ol

                ( ) NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

SAYIN HAKİMLİĞİ’NE,

DAVACI : AD SOYAD (TC KİMLİK NO)

ADRES

VEKİLİ : Av. AD SOYAD

ADRES

DAVALI : AD SOYAD (TC KİMLİK NO)

ADRES

KONU : Müvekkilimin aldatılması dolayısı ile kişilik hakları saldırıya
uğrayarak haksız fiile maruz kalması nedeniyle manevi tazminat
talebimizdir.

DAVA ESAS DEĞERİ : TL

AÇIKLAMALAR :

1.  DAVALI İLE MÜVEKKİLİMİN EŞİ, DAVA DIŞI KOCA ARASINDA YAŞANAN EVLİLİK
    DIŞI İLİŞKİ, EŞİNİN MÜVEKKİLİMİ ANLAŞMALI OLARAK BOŞANMAYA İKNA
    ETMESİ NETİCESİNDE BOŞANMALARININ ARDINDAN, BOŞANMA KARARI HENÜZ
    KESİNLEŞMEDEN DAVALI İLE DİNİ NİKAH KIYARAK DÜĞÜN TÖRENİ YAPMASI
    SONUCUNDA ÇIKMIŞTIR.

-   Müvekkilim, dava dışı eşi ile … tarihinde evlenmiştir. Dava dışı eş
    … tarihinde, müvekkilimi boşanmaya ikna ederek, … Mahkemesi’nin … E.
    Sayılı dosyası ile anlaşmalı boşanma davası açmıştır. Ancak
    müvekkilim eşini sevdiği ve boşanmak istemediği için, dava
    görülmekte iken protokol hükümlerini kabul etmediğini beyan ederek
    anlaşmalı olarak boşanmaktan vazgeçmiştir. … tarihli duruşmada
    kocanın tam kusurlu bulunması nedeniyle boşanma davasının reddine
    karar verilmiştir. Boşanma konusunda kararlı olan ve … tarihinde
    terk ettiği aile konutuna bir daha geri dönmeyen dava dışı eş,
    müvekkilimi boşanma konusunda yeniden ikna ederek, … tarihinde …
    Mahkemesi’nde … E. Sayılı dosya ile evlilik birliğinin temelinden
    sarsılması nedeniyle bu defa müvekkilime anlaşmalı boşanma davası
    açtırmıştır. … tarihli duruşmada ise tarafların boşanmasına karar
    verilmiştir.

-   Boşanma kararı henüz kesinleşmemiş iken müvekkilim, eşi ile
    davalının, memleketlerinde dini nikah kıydırarak … tarihinde düğün
    yaptıklarını öğrenmiştir. Bunun üzerine eşinin kendisini davalı ile
    aldattığını ve bu ilişkiyi gizleyerek kendisini boşanmaya ikna
    ettiğini anlayan müvekkilim, dosyaya boşanma davasından feragat
    ettiğine dair, … havale tarihli dilekçeyi sunmuştur ve dosya şuan
    Yargıtay’dadır.

2.  DAVALI, NİŞANLILIK DÖNEMİNDEN İTİBAREN VE EVLİLİKLERİ SÜRESİNCE DE
    MÜVEKKİLİMİ VE EŞİNİ ÇEŞİTLİ YOLLARLA TACİZ ETMİŞ, NETİCEDE
    MÜVEKKİLİMİN EVLİLİĞİNİN SONA ERMESİNİ SAĞLAMIŞTIR.

-   Dava dışı eş, henüz müvekkilim ile tanışmadan önce davalı ile bir
    birliktelik yaşamıştır. Davalı, birlikteliklerinin ilk günlerinden
    itibaren müvekkilimi ve eşini cep telefonu ile ve Facebook
    hesaplarına mesaj göndererek rahatsız etmiş, evlenmelerinden sonra
    dahi bu davranışlarını devam ettirmiştir. Müvekkilimin eşiyle
    sözlendiği gece dahi beddualar içeren mesajlar atarak mutluluğunu
    bozmaya çalışmıştır (Bu hususlar, dinleteceğimiz tanıklar aracılığı
    ile ispat edilecektir). Müvekkilim ise eşinin, davalıyı ciddiye
    almaması yönündeki telkinleri ve eşine duyduğu sevgi ve güven
    nedeniyle bu durumu görmezden gelmeye çalışmıştır. Ancak davalı,
    evliliği süresince müvekkilimin huzurunu bozmayı ve devamında dava
    dışı eş ile yeniden birlikte olarak evliliğin sona ermesini
    sağlamayı başarmıştır.

-   Davalının, birlikte …nın müvekkilim ile evli olduğunu bile bile
    duygusal ve cinsel bir birliktelik yaşadığı ve gelinlik giyerek
    yüzlerce kişinin katıldığı bir düğün töreni ile düzenlediği açıkça
    ortadadır. Daha önce de belirttiğimiz üzere, müvekkilimin eşiyle
    ilişki yaşamaya başladığı zamandan itibaren davalı her zaman bir
    şekilde müvekkilimin hayatında olmayı başarmıştır. Müvekkilime …
    tarihinde saat …’de Facebook üzerinden gönderdiği “ …” şeklindeki
    mesaj (Ek – 1) ile davalı yönünden ikrar niteliğindedir.

-   Davalı, müvekkilimin eşi gibi … olup, orada yaşamaktadır.
    Müvekkilimin eşinin annesi de …’da yaşamaktadır ve davalı ile aynı
    köyde oturmalarından dolayı ailece de tanışmaktadırlar. Müvekkilim,
    dava dışı eşin annesi ile arası son derece iyi olan davalının,
    sürekli kayınvalidesinin evine gidip geldiğinden, yalnız yaşadığı
    için ona evini temizlemek, yemek yapmak gibi yardımlarda
    bulunduğundan, annesinin eşini arayıp bahsetmesi nedeni ile sürekli
    haberdar olmuştur. Zaten evliliklerinin başından itibaren eşinin
    annesinin kendisini istemediğini ve oğlunun davalı ile evlenmesini
    istediğini bildiği için, bu olaylar evlilikleri süresince
    müvekkilimi son derece yıpratmıştır. Davalı, takıntı haline
    getirdiği dava dışı eşi elde edebilmek için müvekkilimin
    kayınvalidesine adeta gelini gibi davranmaya kadar her yolu denemiş
    ve müvekkilim ile eşinin evliliklerinin sona ermesini sağlayarak
    müvekkilimin hayatında telafisi güç ve hatta imkansız zararlar
    doğmasına neden olmuştur.

-   Müvekkilim boşanmanın ardından yüz yüze geldiği bu gerçekler nedeni
    ile son derece zor günler yaşamış, psikolojisi bozulmuş, işinde
    verim sağlayamamaya başlamış ve işine son verilmiştir.

3.  DAVALI İLE DAVA DIŞI EŞ, BOŞANMA DAVASI SÜRERKEN NİŞANLANARAK DÜĞÜN
    HAZIRLIKLARI YAPMIŞ, BOŞANMA KARARININ VERİLMESİNDEN ON ÜÇ (13) GÜN
    SONRA İSE DÜĞÜN TÖRENLERİ GERÇEKLEŞMİŞTİR.

-   Müvekkilim ile eşinin boşanma davası sürerken nişanlanan ve düğün
    hazırlıkları yapan davalı ile dava dışı eş, … tarihinde gerçekleşen
    düğünleri için davetiye dahi bastırmışlardır. Düğün davetiyesinin
    aslını dilekçemiz ekinde sunmaktayız ( Ek-2 ). Davalının, eşi ile
    yaşadığı bu hukuka aykırı gayriahlaki ilişkinin, tüm eş-dost,
    akrabanın davetli olduğu bir düğün ile herkese ilan edilmesi, henüz
    boşanma kararı dahi kesinleşmemiş olan müvekkilimin kişilik
    haklarını zedelemiş, gururunu kırmıştır. Düğün akşamı da düğüne dair
    fotoğraflar, dava dışı kocanın ağabeyinin eşi … tarafından, Facebook
    hesabında herkesin göreceği şekilde paylaşılmıştır ( Ek-3).
    İlerleyen zamanlarda da yine Facebook üzerinden müvekkilimin eşinin
    ailesi tarafından davalı ile birlikte fotoğraflar paylaşılmış
    (Ek-4), müvekkilim henüz eşiyle boşanmadığı halde yok sayılarak,
    eşinin ilişkisi tüm akrabaları tarafından benimsenmiş ve ilan
    edilmiştir.

-   Müvekkilim ile eşinin evlilikleri devam ederken başlayan bu ilişki
    nedeni ile müvekkilim eşi tarafından geçinemedikleri bahanesi ile
    kandırılarak boşanmaya ikna edilmiş ve yaşanan bu gayrimeşru ilişki
    müvekkilimin onuru ve gururu ayaklar altına alınarak son derece
    çirkin bir şekilde herkese ilan edilmiştir. Müvekkilim hem evliliği
    süresince davalının psikolojik şiddetine maruz kalmış hem de eşinin
    davalı ile yaşadığı ilişki nedeniyle kandırılarak boşanmaya ikna
    edilmiştir. Kocasını hala seven müvekkilim ise düğün fotoğraflarını
    görene dek eşi ile davalının ilişkisinden haberdar olmamıştır.

-   Davalı tarafından gerçekleştirilen haksız fiil, müvekkilimin aile
    kurumuna duyduğu inancı ve güveni yok etmiştir. Özellikle de bu
    kişinin, eşinin kendisiyle tanışmadan önce birlikte olduğu ve
    kendisi ile evli olduğu halde eşini sevmeye devam edip evliliğinde
    huzursuzluk yaratmaya çalışan biri olması, kocasına güveni sonsuz
    olan müvekkilimin çok büyük bir yıkım yaşamasına neden olmuştur.
    Aldatılan eşin, aldatan eşle ilişki yaşayan sevgiliden, uğradığı
    manevi yıkım için tazminat talebinde bulunabileceği Yargıtay’ın
    yerleşik içtihatlarıyla da sabittir;

“ Türk Medeni Kanunu’nun 185. Maddesinde yer alan ‘ evlenmeyle evlilik
birliği kurulmuş olur… Eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve
yardımcı olmak zorundadırlar’ biçimindeki düzenleme gereğince, evli bir
kimsenin evlilik dışı birlikteliği, diğer eşin sosyal kişilik
değerlerine saldırı niteliğindedir. Bu eyleme evliliği bilerek katılan
kişi de diğer eşin uğradığı zarardan sorumludur. Somut olayda davalı,
davacının eşi ile evli olduğunu bilerek duygusal ve cinsel ilişkiye
girdiğine göre Borçlar Kanunu’nun 49. Maddesi gereğince manevi
tazminatla sorumlu tutulmalıdır”

“ Evli bir kimsenin evlilik dışı birlikteliği, diğer eşin sosyal kişilik
değerlerine saldırı niteliğinde olduğu gibi, bu eyleme katılan kişinin
eylemi de bundan ayrı düşünülemez. Dolayısıyla, bu eyleme evliliği
bilerek katılan kişi de diğer eşin uğradığı zarardan sorumludur”

“ Diğer taraftan, eşler evlilik birliğini kurmakla birbirlerine sadakat
borcu altına girdikleri gibi, mensubu oldukları aile birliğine karşı da
sorumluluk altına girerler. Davacının eşinin evli olmasına rağmen bir
başkası ile cinsel ve duygusal ilişkiye girmesi, evlilik sözleşmesi ile
bağlandığı, sadakat borcu altına girdiği eşine karşı haksız eylem
niteliğindedir. Davalı kadın da, evli olduğunu bilerek davacının eşiyle
gayrıresmi ilişkiye girmek ve ondan çocuk sahibi olmak suretiyle, gerek
yasalarca gerek örf ve adet hukukunca korunmayan haksız bir davranış
içine girmiştir. Bu davranış da açıkça haksız eylem niteliğindedir.”

( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2010/ 4 – 129 E. 2010/173 K. 24.3.2010 T.)

“ Ceza Mahkemesi’nin gerekçesinde belirlenen olgular itibariyle,
davacının eşinin rızası ile de olsa, davacının eşi ile davalı arasında
bir yakınlaşma bulunduğu anlaşılmaktadır. Yerel mahkemece, bu durumun
davacının aile bütünlüğüne haksız bir saldırı oluşturduğu benimsenerek
davacı yararına manevi tazminat takdir edilmesi gerektiğinin
gözetilmemiş olması usul ve yasaya uygun değildir.”

( Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2004/10434 E. 2005/4506 K. 28.4.2005 T.)

Açıklanan nedenlerle, davalının müvekkilimin eşi ile evli olduğunu
bilerek ilişki yaşayarak müvekkilimin evliliğinin bitmesine neden olduğu
açıkça ortadadır. Müvekkilimin eşi ile düğün töreni dahi yapmak
suretiyle açıkça evlilik dışı ilişki yaşayan davalının, müvekkilimin
onurunu kırdığı ve onu toplum içinde küçük düşürdüğü tartışmasız olup,
davalı tarafından gerçekleştirilen haksız fiili nedeniyle müvekkilimin
kişilik haklarına yapılan ağır saldırıdan kaynaklanan manevi zararının
bir nebze de olsa giderilmesi amacı ile neden olunan manevi zararı talep
etme zorunluluğumuz doğmuştur.

HUKUKİ NEDENLER : Türk Medeni Kanunu, Türk Borçlar Kanunu ve sair ilgili
mevzuat.

DELİLLER : Karşı tarafın sunacağı delillere karşı delil sunma hakkımız
saklı kalmak kaydıyla;

-   Davalı tarafından müvekkilime gönderilen Facebook mesajının çıktısı.
    (Ek-1)

-   düğün davetiyesinin aslı. (Ek-2)

-   düğün fotoğrafları. (Ek-3)

-   Davalının, müvekkilimin eşinin ailesi ile birlikte çekilmiş
    fotoğraf. (Ek-4)

-   Tanık ( İsim ve adresleri daha sonra bildirilecektir)

-   Yemin ve sair her türlü delil.

SONUÇ VE TALEP : Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle;

1.  Müvekkilimin uğradığı manevi zararın tazmini için davalı aleyhine
    fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, … TL tazminata,
    haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte
    hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı
    tarafa yükletilmesini saygıyla, vekaleten talep ederiz. 28.10.2014

  Davacı AD SOYAD

  Vekili Av. AD SOYAD